BİZE ULAŞIN upoyresmi@upoy.org

Araştırma Yazıları

Ulusal Psikolojik Danışma ve Rehberlik Öğrencileri Yapılanması

Empati Nedir ?

- +
Empati Nedir ?

Duygusal zekanın önemli bir parçası olan empati, kişinin kendisini başka bir bilincin yerine koyarak söz konusu bilincin duygularını, isteklerini ve düşüncelerini, denemeksizin anlayabilmesi becerisidir.(TDK).  Almanca kökenli sanat terimi “einfühlung”  ve diğer kişinin duylarının farkında olma ve hayali olarak katılmayı ifade eden Eski Yunan kökenli “empatheia” teriminden ortaya çıkmıştır.

Empati bugün, psikiyatride ve psikolojide, adından sıklıkla söz ettiren önemli bir kavramdır. Bu alanlarda empati ile ilgili çeşitli araştırmalar yapılmış, bu konuda büyük bir bilgi birikimi ortaya çıkmıştır fakat yine de empati konusunda, üzerinde uzlaşılamamış ya da yeterince aydınlatılmamış noktalar bulunmaktadır.

Bir kişinin karşısındaki bir kişi ile (özellikle terapist/danışman/danışan) empati kurabilmesi için gerekli olan üç öge vardır:

Empati kuracak olan kişi kendisini karşısındakinin yerine koymalı olaylara onun bakış açısıyla bakmalıdır. Her insan kendisi ve çevresini, kendine özgü bir biçimde algılar; bu algısal yaşantı subjektiftir. Yani her insan dünyaya, kendine özgü bir bakış tarzıyla bakar ve bu yüzden bir insanı anlamak istiyorsak dünyaya onun bakış tarzıyla bakmalı, olayları onun gibi algılamaya ve anlamlandırmaya çalışmalıyız. Empati kurmaya çalıştığımız kişinin rolüne kısa bir süre için “sanki o kişi imişçesine” düşünmeye ve hissetmeye çalışmalı, daha sonra bu rolden çıkarak kendi yerimize geçebilmeliyiz.

Empati kurmuş sayılması için, empati kurulacak olan kişinin düşünce ve duygularını yalnızca anlamak yeterli değildir, bu düşünce ve duyguları doğru olarak anlamak gereklidir. Karşımızdaki kişinin rolüne girerek onun düşündüklerini anlamamız, bilişsel nitelikli bir etkinlik, karşımızdakinin hissettiklerinin aynısını hissetmemiz ise duygusal nitelikli bir etkinliktir.

Empati kuran kişinin zihninde oluşan empatik anlayışın, karşıdaki kişiye iletilmesi davranışı ise son ögedir. Diğer iki ögeyi gerçekleştirmiş olsak bile, eğer anladığımızı ona ifade etmezsek empati sürecini tamamlamış sayılmayız.

Araştırmacılar, insanların zihinlerinde kurdukları empatiyle karşılarındaki kişiye ilettikleri empati arasında farklılıklar bulunduğunu belirtmektedirler(Ionnatti,1975;Barrett-Lennard,1981;Jakson,1987).

Karşımızdaki insanlara empatik tepki vermenin başlıca iki yolu vardır: Jest ve mimiklerimizi kullanarak onu anladığımızı ifade etmek ve sözlü olarak onu anladığımızı ifade etmek. En etkili empatik tepki ise ikisini bir arada kullanmaktır.

Empati ve sempati arasındaki fark konuyla ilgili bilimsel yayınlarda vurgulanmaktadır. Empatiden daha eski bir kavram olan sempati, diğer kişinin hissettiklerinden gelir ve kişinin diğer kişinin deneyimiyle hareket etmesi söz konusudur. Karşımızdaki kişiye sempati duyuyorsak, onunla birlikte acı çekeriz ya da seviniriz. Empati kurduğumuzda ise aynı duyguları ve görüşleri paylaşmamız gerekmez; sadece onun duygularını ve düşüncelerini anlamaya çalışırız. Sempati kendi merkezli iken, empati diğeri merkezli bir kavramdır.

Kişilerarası ilişkide empati kurma eğilimi yüksek olan kişiler, kendilerini güvenli hissetmektedirler. Çünkü, kendisine empatik tepki verilen kişi kendini anlaşılmış ve desteklenmiş hisseder. Bu yüzden kişilerarası ilişkilerde empati kuran kişilerin başkalarıyla ilişkileri daha olumlu olur. Kişilerarası ilişkilerde empatik olmayı öğrenen her birey bu becerileri arttırabilir ve kişilerarası ilişkilerde kullanabilir.

Kaya, A. (Ed.). (2013). Kişilerarası ilişkiler ve etkili iletişim. Pegem Akademi.

Dökmen,Ü.(1996).Sanatta ve günlük yaşamda iletişim çatışmaları ve empati. Sistem Yayıncılık